likyayolda:

Şeytan Sofrası

image

1500’lü yıllarda Osmanlı egemenliğindeki Ayvalık (antik çağdaki adı ile Kidonia), çoğunluğu Rumların yaşadığı bir bölgeydi. Rivayete göre, burada Penelope isimli bir Rum adam yaşıyor. Penelope, kilise ile arayı açınca, papazlar “Bu adam Şeytandır.” diyerek halkı galeyana getiriyor. Penelope de, halk arasında Şeytan lakabı ile anılmaya başlıyor.

image

Ayvalık bölgesinde yaşanan bir kuraklı döneminde, (tabii halk Tanrı’ya mı kızsın) kilise hemen sebep üretip bu kuraklığa neden olarak Penelope’yi işaret ediyor. Halk, Şeytanı linç etsin diye Papazlar propaganda yapmaya başlıyor. Penelope, bu dönemde kendisine şeytan gözü ile bakan halktan uzak, şu an Şeytan Sofrası dediğimiz tepede yaşıyor. İnsanlar, Papazlardan ve kiliseden aldıkları gaz ile Penelope’yi öldürmek için bu tepeye yola çıkıyorlar.

image

Bunu duyan Penelope de, yaşadığı tepede çok zengin bir sofra hazırlıyor. Öyle bir sofra ki, bir kuş sütü eksik (o kuraklıkta bir Şeytan’ın yüzü gülmüş anlaşılan 😊).

Kuraklık nedeniyle zaten aç olan insanlar sofrayı görünce Penelope, Şeytan falan unutup sofraya gömülüyor. Onlar yiyip içerken, fırsattan istifade Penelope kaçıyor tabii.

O zamandan sonra da bu tepeye Şeytan Sofrası deniyor. Sofranın hikayesi bu şekilde.

Peki nedir bu ayak izi olayı?

image

Ayak izinin hikayesi ise Yunan Mitolojisine dayanmakta. Yunan Tanrılarının kralı Zeus (Göklerin ve şimşeklerin Tanrısı), Şeytanı cennetten kovması için Selene (Ay Tanrıçası) ile konuşur ve Selene, Zeus’un talebi üzerine Şeytanı cennetten kovar (tanrı sayısı fark etmeksizin, her dinde bu Şeytan bir tur cennetten kovulmuş fark ettiyseniz).

Cennetten kovulan Şeytan ise, kaçarken bir ayağını Şeytan Sofrası dediğimiz tepeye, diğer ayağını ise Midilli adasına basar ve koşarak cennetten kaçar. 

O sırada bıraktığına inanılan ayak izi ise, şu an demirlerle çevrili olarak korunuyor.

İlginçtir ki insanlar bu çukura bozuk para atarak dilek diliyorlar, bu dilekler Şeytan’a mı yoksa Selene’ye mi iletiliyor emin değilim. En son gidişimizde, çitlere dilek çapulları da bağlandığını gördük. Yine de çok zor durumda değilseniz, Şeytan’la iş birliğine girmeyin derim. 😊

Mükemmel bir manzara, harika gün batımı ve çok güzel fotoğraflar için mutlaka en geç gün batımına 1 saat kala gidip, güneşi batırmadan dönmemeniz gereken bir yer.

image

Tecrübeyle Sabit:

  • Arabanızı sofraya kadar çıkarmayıp 200 metre önce yol kenarına park ederseniz 40 TL* cebinizde kalmış olur (*Haziran 2023 fiyatı).
  • İçeriye yiyecek içecek alınmıyor yazısı var ancak suyunuzu vs atmayın. O kadar da yasak değil, çünkü zaten oraya restaurant için gitmeyen bir sürü insan olacak.
  • Alkol ile giriş yasak, biranızı bitip girmeniz gerekecek.
  • Güneş, giriş kapısının sol tarafından (batıdan yani 😊) batacak. O taraflara doğru yer kapmaya bakın, yoksa kaçırırsınız.
  • Mümkün olduğunca önünüzde insanların dikeleceği bir boş yer kalmamasına dikkat edin, masaya oturuyorsanız mutlaka önünüze insan gelmesini engelleyin, kalabalıkta siz para verip masanıza oturmuşken, insanlar bir anda önünüze geçip manzaranızı kapatabilir.
  • Hatta bence masaya oturmayın, önünüzün kapanmayacağı bir yer bulup tadını çıkarın.
  • Restaurant self servis.
image